Friday, 30 July 2010

bağ üzüm fidanı














1. Bitki kök sistemi için mükemmel havalanma sağlar.

2. Yeterli su tutma kapasitesine sahip olduğundan sulama sıklığını azaltır.

3. Çevresindeki file sayesinde yapısını (şeklini) korur. Bu sayede kökler hava budamasına tabi kaldığından kök yoğunlaşmasını sağlar.

4. Yabancı ot tohumları, hastalık ve zararlılardan arınmıştır.

5. Toksik etki (zehir etkisi) yapabilecek maddeleri içermemektedir.

7. Bir çok aşamada kolaylık ve tasarruf sağladığından çok ekonomiktir.

6. Her bir tablet aynı özelliklere sahip olduğundan homojendir.

8. Taşıma, sevkıyat ve şaşırtma sırasında fidan sarsılmaz zarar görmez.














Bağ Budama


BAĞ BUDAMA SİSTEMLERİ
Budama; asmalarda büyüme ve gelişme ile verimlilik ve kalitenin dengeli bir şekilde düzenlenerek, bağlardan sağlanan yararın en üst düzeye çıkarılması amacıyla, canlı toprak üstü organları, özellikle bir yaşlı dallar ve sürgünler üzerinde gerçekleştirilen kısaltma, çıkarma ve seyreltme gibi işlemlerdir. Bağcılıkta özellikle kış budaması önem taşır. Budamayla; gelişmeye bırakılacak gözlerle, bunlardan oluşacak sürgünlerin, salkımların sayı ve yerleri belirlenir. Terbiye şekli budama ile oluşturulur ve oluşturulan bu terbiye şekli budamayla korunur veya değiştirilir. Asmada budama her yıl mutlaka yapılması gereken önemli kültürel bir işlemdir. Budamanın amaçları ve faydaları:

- Asma organları dengeli şekilde dağıtılarak, uzun yıllar kaliteli ve bol ürün almak,
- Kültürel işlemlere kolaylık sağlamak için uygun şekil oluşturmak ve bunu korumak,
- Asmanın olgunlaştıramayacağı salkımları çıkarmak,
- İklim olaylarının olumsuz etkilerini azaltmak, olumlu etkilerinden yararlanmayı artırmak.

Asmanın budanması çok bilgi ve beceri isteyen teknik bir iştir. Bu nedenle asmanın fizyolojisini ve budama esaslarını iyi bilmek gerekir. Aksi halde üzümün kalitesi düşmekte, verim azalmaktadır. Hatta bağ zarar görebilir ve erken elden çıkabilir. Ekolojik ve kültürel sebeplerin etken olduğu budamada esas; bir yıllık sürgünler üzerinde, üzüm çeşitlerine göre mahsuldar gözlerin yerlerinin bilinerek, asmanın kaldırabileceği kadar verimli göz bırakmak ve lüzumsuz çubukları kesmektir. Bırakılan bu gözlerden filizler sürecek ve bunlar üzerinde de üzüm salkımları oluşacaktır.
Bağcılıkta budama, yapıldığı zamana göre; Kış (ürün) budaması ve Yaz (yeşil) budaması olmak üzere ikiye ayrılır.

Kış Budaması :

Asmalarda kış budamaları sert yapılır ve o yıl oluşan çubuğun %85-98 i çıkartılır. Budama zamanı, yaprak dökümü ile ilkbaharda gözlerin sürmesi arasındaki zamandır. Erken budanan asmalar erken, geç budanan asmalar da geç uyanırlar.
Bölgeye göre uygun zamanda budama yapılmalıdır. İlkbaharda asmalar uyandıktan sonra yapılacak budamalarda "ağlama" görülür. Ağlama; Köklerle alınan özsuyun taze yaralardan akması olayıdır. Ağlama ile, ağlama suyu içerisindeki bazı organik maddeler ve besin maddelerinin kaybı söz konusudur.Budanacak bir asmanın üzerinde, bir yaşında olan birçok sürgün (dal-çubuk) vardır. Budama ile bu çubukların bazıları tamamen dibinden kesilir. Bazı çubuklar da (budamanın çeşidine göre değişmekle birlikte) 2-3 göz bırakılarak kesilirler. Kesilecek ve bırakılacak çubukların özellikleri (ürün çubuğu olması veya yedek olarak bırakılması özelliği gibi) ile bırakılacak çubuk miktarı, budamanın en önemli öğeleridir. Bırakılacak çubuklar iyi olgunlaşmış olmalıdır. Böyle çubuklar erken olgunlaşır. Kabukları parlaktır ve bükülünce çatlar. Yeterli besin maddesi içerirler. Tam olgunlaşmamış çubuklarda ise bu özellikler aksine sahiptirler. Asma tacının altında güneş görmeyen, boğum araları uzun olan sürgünler ile yaşlıkısımlardan çıkan obur sürgünleri zorunlu olmadıkça kullanılmamalıdır.

Budama yapılırken çoğunlukla mahsule bırakılan dalların gerisinde, üzerinde 1-2 göz bulunan kısa budanmış yedek dallar bırakılır. Bunlar o yıl mahsul vermezler ve kuvvetli bir gelişme gösterirler. Ertesi yıl için iyi birer mahsul dalı olurlar. Bu uygulama daha çok uzun budama yapılan asmalar için geçerlidir. Uzun budamanın da en fazla uygulandığı asmalar, çekirdeksiz üzüm çeşitleridir.
Tekrar belirtmek gerekir ki; Burada çubuk bırakmaktan kasıt, çubuğun uzun haliyle bırakılması değil, kesildikten sonra ana dal üzerinde kalan ve 2-3 göz taşıyan kısımdır.
Çubuklar normal kalınlıkta ve odunlaşmaları iyi ise bir önceki budamada bırakılan göz sayısı uygundur. Çubuklar ince ve kısa ise fazla, çubuklar normalden fazla kalın ise az yükleme yapıldığını gösterir. Buna göre bırakılacak göz sayısı ayarlanmalıdır. Çok hafif budamada, asmada fazla sayıda salkım oluşacağından yaprak alanı tüm salkımları besleyemez, olgunlaşma gecikir ve taneler küçük kalır. Çok sert budamada da salkım sayısı ve yaprak alanı azalacağından, bu kez hem miktar ve hem de kalite azalır.
Asmalarda verimle gelişme arasında ters bir ilişki vardır. Bu nedenle aşıdan veya dikimden sonraki 2-3 yılda asmaları fazla yüklemekten kaçınılmalıdır. İlk yıllarda asmada normal veya biraz fazla göz bırakılır ve salkımlar ise görülmesinden sonra aralanıp koparılırlarsa, bu durumda asmada fazla yaprak ve çok az ürün olacağı için kökler iyi gelişir, sürgünler kuvvetli olur ve iyi olgunlaşır. Fotoğrafta yeni tesis edilmekte olan bir bağdaki genç asmalar görülüyor. Fazla göz bırakılarak çok sürgün oluşması sağlanmış ve filizlerin uçları da devamlı kesilerek koltuk oluşumu ve dolayısıyla da fazla yaprak oluşması sağlanmış. Bu da asmanın iyi gelişmesini sağlayacak. Salkım ise hiç bırakılmamış. (Fotoğraf, Bodrum'da Fransız uzmanlar nezaretinde kurulan bir bağdan)
Başlıca Kış Budaması Şekilleri; Kısa budama, Uzun Budama ve Karışık Budamadır. Ayrıca, bu budama şekilleri farklı terbiye sistemleri ile kombine edilebilir. Aşağıdaki fotoğraflarda, sabit kordon sistemiyle terbiye edilmiş asmalar üzerinde kısa budamanın yapılışı gösterilmektedir.
Kısa budama : Bu budamada ana kol üzerindeki çubuklar (geçen yılın filizlerinden oluşan dallar), ana dala bağlandıkları yerin 1-4 göz üzerinden (genellikle 2-3 göz) kesilirler. Bırakılan göz sayısı iyi gelişmiş çubuklarda 3-4 göz olabilirken, eğer çubuk zayıfsa bırakılan göz sayısı 1-2 gözü geçmemelidir. Kısa budama, dip gözleri verimli, boğum araları kısa, orta ve iri salkımlı çeşitler için uygundur.
Uzun budama : Ürün çubuklarının 5-7 gözden budandığı budama şeklidir. Verimli, kuvvetli sürgün veren, ancak dip gözleri az verimli olan çekirdeksiz üzüm ve salkımları küçük olan şaraplık çeşitler için uygundur. Her zaman uygun yerde bırakılacak çubuk bulunamadığından asmanın şeklini korumak güçtür.

Karışık budama : Bu budamada ana kollar üzerinden gelişen sürgünler kısa ve uzun olarak karışık budanır. kısa budamada yaklaşık 2 göz ve uzun budamada ise 4-6 bazen 8 göz bırakılır. Bazı üreticiler (özellikle sultani çekirdeksiz üreticileri) 18-20 gözlü çubuklar da bırakmaktadırlar. Ancak dip gözlerin uyanmadan kaldığı düşünülürse, uzun çubukların altına 2-3 gözlü yedek çubuklar bırakmak uygun olur. Ege bölgesinde uzun çubuklara Bayrak, kısa çubuklara ırgat denir. Uzun çubuklar o yılın ürününü verirken, kısa çubuklardan gelecek kış budamalarında kullanılacak çubuklar oluşur. Yuvarlak, sultani çekirdeksiz ve Perlette çeşitlerinde yaygın olarak kullanılır. Bu çeşitlerin dip gözleri verimsizdir. Uzun budanan asmalar, kısa budamalara göre daha çabuk ve fazla yaprak alanı oluşturur. Doğuş daha çok olur, çünkü çubukların ortalarında verimlilik diplerden daha fazladır. Verimli sofralık çeşitlerde salkım seyreltmesi yapılmazsa kalite düşer. Yıllık kordon terbiye şekillerinde karışık budama uygulanır. Yedek çubukların sayısı prensip olarak, ürün çubukları kadardır.


Fotoğraf 1 : Budanacak olan asma sıraları. Budama zamanı, asmaların yapraklarını döktükleri zamandan, uyanıncaya kadar geçen süreçte herhangi bir zaman olabilir. Ama uyanma zamanlarına da fazla yaklaşmamak lazım.
Fotoğraf 2 : 3-4-5 numaralı çubuklar üzerinde 3'er göz bırakılacak ve geri kalan kısımları kesilip atılacak. Asmanın diğer ana kolundaki 1 ve 2 numaralı çubuklarda da yine aynı şekilde 3'er göz bırakılacak ve kesilecekler. Bunların haricindeki diğer çubuklar mavi ile işaret edilen yerlerden (dibinden) kesilerek atılacaklar.

Fotoğraf 3 : Asma budanmaya başlandı. Fazla dalların kalabalığından kurtulmak için öncelikle kollardan çıkan sürgünler kabaca kesiliyorlar.

Fotoğraf 3 - 1 : Kaba düzen kesmeye devam...

Fotoğraf 3 - 2 : Bu asmada yukarıda kesilen yan dalı beğenmediğimiz için, hem de gençleştirme yapılacağı için yukarıda görüldüğü üzere, ana gövdeden ayrılma noktasına yakın bir yerden kesiliyor. Tabii bunun için o kesilen dalın yerine geçecek bir dal olması gerek. Bunun hazırlığı da bir önceki yılın budaması esnasında yapılır. Nitekim yukarıdaki ve aşağıdaki fotoğrafta görüldüğü gibi genç, sağlıklı bir filiz hazırlanmış bulunmaktadır.

Fotoğraf 3 - 3 : Yan dal kesilip çıkarıldı ve onun yerini genç filiz alacak. Ana gövdenin diğer tarafındaki yan koldaki budamaya devam ediliyor. Aslında diğer yan kolun üzerindeki çubukların dağılımı da iyi değil. Çubuklar dal üzerinde düzgün dağılmak yerine, uç kısımda toplanmışlar. Bu istenmeden ortaya çıkmış bir durum ve şimdilik yapacak bir şey yok. Belki ileriki yıllarda onun da bir çaresine bakılabilir.

Fotoğraf 3 - 4 : Budama tamamlandı ve son bir kez fazla göz bırakılıp bırakılmadığı kontrol ediliyor. Tele doğru eğilmiş olan yeni genç yan dalın üzerinde yaklaşık 15'er cm arayla gözler mevcut. Bu gözlerden filizler çıkacak ve üzerinde de üzüm oluşacak. Bu genç dalı tele bağlamadan bırakıyoruz. Baharda iyice su yürüyüp, filizlenme başladığında, şimdi biraz gevrek olan bu dallar iyice yumuşayacak ve herhangi bir zarar görmeden eğilmesi ve bağlanması daha kolay olacak. Tele yatırılan bu yeni dal, uzun yıllar hizmetini sürdürecek.

Fotoğraf 5 : Her asmanın yan dalları yaşlanmıştır, yeni genç dallarla değiştirilecek diye bir şey de yok. Yan dal terbiye şekline uygun oluşmamış, yaşlanmış v.s olabilir ama eğer yerine koyabileceğiniz genç bir dal yoksa o şekilde bırakmaya mecbur kalırsınız. Daha önce de dediğim gibi bu o an verilecek bir karar değildir, hazırlığı daha önceki yılın budamasında yapılmalıdır. Yukarıdaki asmada normal bir budama yapılıyor.

Fotoğraf 5 - 1 : Yan kollar sağlıklı görünüyor. Budama yapılmış ve mavi ok ile işaretli yerlerdeki çubuklar üzerinde 3'er göz bırakılmış.

Çubuk üzerindeki gözler
Budamada, üzerinde göz kalacak çubukların haricindeki çubuklar tam olarak dibinden kesilmelidirler. "Tırnak" denilen çıkıntı kalmamalıdır. Buralarda oluşacak kurumalar ana dala kadar ilerleyip asmanın kurumasına sebep olabilir. (Estetik açıdan da pek hoş bir görüntü sergilemezler. Benim için bu da önemlidir:)) Yukarıdaki fotoğrafta mavi oklarla gösterilenler bu yıl kesilmiş olan çubuklardır ve tırnak bırakılmadan, tam dibinden kesilmişlerdir. Kırmızı oklarla gösterilenler geçen yıllardaki budamalarda kesilmiş olan yerlerdir ve onlarda da herhangi bir çıkıntı kalmadığı görülmektedir. Yeşil oklarla gösterilenler de; üzerinde 3'er göz bırakılmış olan çubuklardır.

Fotoğraf 6 : Başka bir asmanın budanmasına başlandı. Budanmasında hiçbir problem olmayan, budanması çok kolay bir asma. Çünkü bütün dallar yerli yerinde oluşmuşlar ve yapılması gereken tek şey, geçen yılki çubukların üzerinde uygun sayıda göz bırakarak (1-4 arasında olabilir. biz 3 göz bırakıyoruz) geri kalan kısımlarını kesmek.

Fotoğraf 6 - 1 : Çubuklar üçer göz bırakılarak kesildikten sonra, bunların ana dal üzerindeki dağılımlarına bakılıyor ve yukarıda kesilen çubuk, iki yan dalın tam ortasındaki ayrım yerinde olduğu için dibinden kesiliyor.

Fotoğraf 6 - 2 : Yukarıda kesilen çubuk da ana gövdeye çok yakın ve o da dibinden kesilip çıkarılıyor.

Fotoğraf 6 - 3 : Ana gövdenin her iki yanındaki kollar üzerinde, mavi ile işaret edilen geçen yılın çubuklarından her biri, üzerinde 2-3'er göz kalacak şekilde kesildiler. Diğer çubuklar dibinden kesildi ve çıkarıldılar. Yine görüldüğü üzere, ana yan dallar geçen yılki budama gençleştirilmişler ve herhangi bir aksilik olmadıkça uzun yıllar "yan ana dallar" olarak hizmet verecekler. Yukarıdaki asmada gelecek yıl budamasında ise muhtemelen; bırakılan bu gözlerden çıkan filizlerden yeşille işaret edilen yerlerdeki (yani daha alttaki gözler) çubuklar üzerinde tekrar 3 göz bırakılması, geri kalan kısmının da kırmızıyla işaret edilen yerden kesilerek atılması gerekir. Normal şartlar altında olması gereken budur. Ama nihayi karar asma üzerinde oluşan duruma göre verilmelidir.

Fotoğraf 7 : Yukarıdaki asmanın kırmızı tarafındaki yan kolunda gençleştirme yapacağız. Kırmızı çizgi boyunca uzanan filiz geçen yıl budanmayarak bu iş için bırakılmış. Yani bunun için hazırlık önceden yapılıyor. Bu yılki budamada kalın yan dal, maviyle işaretli olan yerden kesilecek ve onun yerini kırmızı çizgi boyunca uzanan bir yaşındaki genç, sağlıklı sürgün alacak.

Fotoğraf 8 : Önceki yıllarda gençleştirilmiş ve genç yan dallara sahip, budanacak bir asma. Bu asmanın da budanmasında herhangi bir zorluk görünmemekte. Yeşil çizgi boyunca uzanan dalın uç kısmı maviyle işaretli yerinden kesilecek ve telin üzerine yatırılarak bağlanacak, yanındaki dal da kırmızı işaretli yerden kesilecek. İki yan kolun tam ortasında kalan sarı çizgi boyunca uzanan çubuk da tam dibinden kesilip çıkarılacak. Sağ tarafın ucundaki çubuklar kırmızıyla işaretli yerden yine dipten kesilip çıkarılacaklar. Maviyle işaretli diğer çubuklar da 3'er göz bırakılarak maviyle işaretli yerlerinden kesilecekler ve budama tamamlanmış olacak.

Fotoğraf 9 : Daha önceki yıllar budamasında gençleştirilmiş bir asma. Sağlıklı, genç yan dallara sahip ve budanacak. Sarı çizgi boyunca uzanan dal, dibinden kesilip çıkarılacak. Onun yanındaki dal ve diğer dallar 3'er göz bırakılarak maviyle işaretli yerlerden kesilecekler.


Fotoğraf 10 : Asma, şiddetli veya sert budamaya gelebilen ve buna uygun tepki gösterebilen çok yıllıkbir kültür bitkisidir. Yukarıda budamanın (gençleştirme için) en sert şekliyle yapılmış hali görülmektedir. Yaşlanmış ve odunlaşmış yan dalların her ikisi de kesilmiş onların yerine iki genç dal bırakılmıştır. Bunlar asmalara su yürüyüp iyice yumuşadıklarında yanlara yatırılıp tellere bağlanacaklar ve eski yan dalların yerini alacaklar.
Yıllar önce Bağcılığa başladığımızda ne aşılama ne de budama hakkında pek bilgi sahibi değildik tabi. Daha doğrusu babam sahip değildi. Ben ve Erdal zaten küçüktük. Dolayısıyla bu işi yapan, bilen ve bize öğretecek birisine ihtiyaç vardı. Bu kişi de Kemal amca idi. Sanırım 30-40 yıl önce Tarım Teşkilatı (yani Bakanlık) Bağcılık konusunda bilgi sahibi olan önder çiftçiler yetiştirmek istemiş. Aynı zamanda bu işi bilen kişilerin bağlarda aşı ve budama işgücü ihtiyacını da karşılayacağını düşünmüşler. Bunun sonucunun ne olduğunu bilmiyorum ama, Kemal amca hem kendine bir bağ kurmuş, hem de yıllarca Bodrum ile Kaş arasındaki güzergahta bağlar aşılamış ve budamış. İlk yıllar bizim bağları da budamak için gelirdi. Daha sonraki yıllarda, bizim budama işini öğrenmemize ve artık onun gelmesine gerek kalmamış olmasına rağmen, aramızda oluşan dostluktan ötürü, zaman zaman Kemal amca bize gelir, birkaç gün kalır, bazen de babam onu ziyarete giderdi. Kemal amca, 2005 yılında yeni bağ kurulurke aşı yapmak için gelmişti. Babam ve Erdal yapıyorlardı zaten ama onun da bulunmasını istemiştik, bunu o da istemişti. Artık sağlığı da pek iyi değildi. En son 2006'nın bahar aylarında, aşılanan bağların telleri çekilirken geldiğinde sağlığı iyice kötüleşmişti. Bundan kısa bir süre sonra da onu kaybettik zaten.Kemal amca anlatmıştı; Onu şeftali bahçesini budaması için çağırmış birisi. Daha bir kaç ağaç budamışken, bahçenin sahibi çok kesiyorsun diye işine karışmaya başlamış. (Budamayı bilmeyenler, dalları kesmeye kıyamazlar) Kemal amca da dayanamamış ve budamayı bırakmış. Meyve zamanı geldiğinde, bahçenin sahibi, Kemal amcanın budadığı o birkaç ağacın daha büyük ve daha güzel meyveler yaptığını görünce, ertesi yıl yine çağırmış onu ve bu sefer hiç karışmamış.
Bunu neden anlattım; Babam da epeyce sert budamadan kaçınmaz. Kemal amca bir gün babamın yaptığı bu sert budamaları gördükten sonra, yine bağı olan,budamasını yaptığı bir başka arkadaşımıza; "kendine söyle(ye)medim ama bu çocuk ne yapmış böyle, çok sert budamış..." demiş. Babam sert budamadan kaçınmaz. Böylelikle hem asmalar genç kalıyorlar, hem de bu genç dallarda büyük ve güzel salkımlar oluyor.
NOTLAR :
> Kısa budamada kural belli olmakla birlikte, kısa budanan bütün asmaların şekli tıpa tıp bir birinin aynısı olmayacaktır.
> İlk yıl asmalar dikildikten sonra filizlerin doğru büyümelerinin sağlanması ve tel hizasına geldiklerinde iki yan kolun doğru oluşturulması ve asmalara çok iyi bir terbiye şekli verilerek, gözlerin ana dallar üzerinde muntazam dağılımlarının sağlanması çok önemlidir. Bu durumda sonraki yıllarda budamada hiç zorluk çekilmez ve iyi ürün alınır. Bizim bağlardan ilk tesis edilen ve aşağıda fotoğrafı görülen asmalar 25 yaşındalar ve bazı asmaların dalları gençleştirmeye ihtiyaç duyuyorlar. Yukarıdaki fotoğraflarda gençleştirme budaması gibi, bozulan ve uygun yerlerde göz bırakmakta zorlanılan yan dalların değiştirilmesi gibi durumlara örnek vermeye çalıştım. Budama böyle durumlarda zor ve iyi karar verilmesi gereken bir hal almaktadır. Halbuki, dalları yerli yerinde oluşmuş bir asmayı (hele bir de genç ise) budamak çok kolaydır. (mesela yeni tesis edilen ve henüz 5 yaşında olan genç asmalardan birisi olan en yukarıdaki asmanın fotoğrafı ve gençleştirilmiş asmalar olan 6,8,9 nolu fotoğraflardaki asmalarda olduğu gibi, bunları budamak çok kolaydır.)
> Bırakılacak göz sayısı, asmanın durumuna göre değişir demiştik. Asma güçlü ise bir çubukta 4 göz, değilse daha az bırakılır. Bunun, asmanın sulanıp sulanmadığıyla da alakası var. Bizim asmalar sulanmıyorlar ve 2-3 göz (genellikle 3 göz) bırakıyoruz.
> Eğer bağın herhangi bir bölgesinde ya da parsellerden herhangi birinde hastalıklarla bulaşıklık varsa, hastalıkla (ölü kol hastalığı vs.) bulaşık olan asmaların budaması ya ayrı bir makasla yapılmalı, eğer aynı makasla yapılacaksa da makas iyice dezenfekte edilmelidir. Hatalıkla bulaşık asmaların budanmasından çıkan dallar da bir an önce bağdan uzaklaştırılmalı ve yakılmalıdırlar.
Yukarıdaki fotoğraflardan büyük olanda kısa budama yapılmış asmalar görülüyor. Aradaki küçük olan fotoğraflarda da çok düzgün oluşmuş yan kollar ve bunların üzerinde muntazam dağılmış çubuklar ve üzerinde bırakılan gözler var. Yukarıdaki yeşillenmiş fotoğraflarda da aynı asmaların filizlenmiş halleri görülüyor. Yerlerdeki kurumuş yapraklardan da anlaşılacağı üzere, bir miktar yeşil budama yapılmış ve ilerleyen zamanda yeşil budamaya devam edilecek.

Fotoğraf 11 : Uzun budama yapılmış bir asma (Genellikle çekirdeksiz üzümler uzun budanıyorlar. Bizim de bir miktar çekirdeksiz üzümümüz vardı, bu fotoğrafı o zaman çekmiştim.Artık çekirdeksiz üzüm yetiştirmiyoruz ve uzun budama yaptığımız asma yok)



KIŞ BUDAMASI


http://www.bodrumbaglari.com/budama_kis.html
http://www.bodrumbaglari.com/Bagcilik.html#asma%20asisi
http://www.bodrumbaglari.com/budama_yesil.html
http://www.bodrumbaglari.com/bag_terbiye.html



















NOT: Yukarıdaki resimler (Bodrumbaglari.com ) sitesinden alınmıştır.sadece eğitim amacı ile kullanılmıştır.Benim çektiğim resimler bukadar güzel olmadığından bunları kullandım.bu resimleri çeken ve sayfayı hazırlayan arkadaşa teşekkürlerimi sunuyorum




Bağ Budama Sistemleri

1-Kordon Sistemi
2- Kısa Budama Sistemi

3- Çift T sistemi
4-karma Budama Sistemi
5-guyot sistemi
1

BUDAMANIN ÖNEMİ VE TANIMI

Budama ile amaçlanan; asmaya şekil vermek, sürgünlerin gelişmesi verimlilik ve ürün kalitesinin arasındaki dengeyi sağlamaktır.
Budama her yıl tekrarlanması ile bir yıl içersinde gelişmiş olan sürgünlerin %80-85 oranındaki miktar asmanın bünyesinden kesilip atılmaktadır. Bunun sonucunda, asmanın üzerinde çok sayıda irili ufaklı yaralar açılmaktadır. Budama, yaralama yoluyla asmanın biyolojik ve verim ömrünü etkilemektedir. Tüm sözü geçen özellikleri dikkate alarak, bağcılığın tarihçesinde budama ile ilgili birçok teknik kurallar saptanmıştır. Ancak bu kuralların geçerliliği belli çeşitlerin somut koşullar ve yetiştirme sistemleri çerçevesinde kalmaktadır. Herhangi bir faktörün (bölge koşulları, üzüm çeşidi, yetiştirme sistemi, terbiye şekli, dikim mesafesi, anaç çeşidi vb.) değişmesiyle bu kurallar belli ölçülerde geçerliliğini yitirmektedir. Böylece bağcılıkta belirli amaçlara cevap veren bir çok terbiye şekilleri ve budama sistemleri meydana gelmiştir.
Bu nedenle işlem olarak doğru ve dengeli budama yapılabilmesi asmanın biyolojik özelliklerine ve yetiştirildiği yerin çevre koşullarına dayandırılmalıdır.

BUDAMANIN BİYOLOJİK ESASLARI

1.Budama asmanın doğasında olan uç hakimiyetine (acrotonie) kırmak veya yumuşatmak yoluyla, kışlık gözlerin patlamasını ve büyümekte olan yeşil sürgünlerin kuvvetini dengeleme aracıdır. Teknik olarak bu amaca ulaşmanın üç yolu vardır.
a- Kısa budama (1-3 göz)
b- Budamada bırakılan verim dalını aşağıya doğru yay şeklinde eğik olarak bağlamak.
c- Karışık budama. Omca üzerinde kısa (1-3 göz) ve uzun (8-16 göz) verim dalı içermektedir.
2.Asmanın bünyesinde bulunan tüm tomurcuk ve gözlerden en verimli olanı bir yıllık odunlaşmış sürgünün kış gözleridir. Bu gözleri teşkil eden tomurcuklardan ise en verimlisi ana (primer) tomurcuktur.
3.İki yıllık odun üzerinde bulunan bir yıllık odunlaşmış sürgünün kış gözleri en yüksek verimliliğe sahiptirler.
4.Bir yıllık odunlaşmış sürgün üzerindeki kış gözlerinin verimliliği dipten orta kısımlara doğru hızla artış ve uç kısımlara doğru yavaş düşüş kaydetmektedir. Bu verimliliğin mutlak değeri çeşitlere göre değişmektedir. Ancak seyir olarak her bir çeşit için geçerlidir. Verimliliğe koşut olarak salkım yapısında ve boyutlarında da aynı yönde değişiklikler mevcuttur.
5.Odunlaşmış koltuk sürgünlerin kış gözleri de en az ana sürgünün gözleri ölçüsünde verimliliğe sahiptirler.
6.Arazi koşullarında asmanın odunlaşmış organları üzerinde açılan yaralar kapatılmadan kalırlar. Asma bünyesinde sadece yeşil sürgünlerin (büyüme süresinde) odunlaşmış doku ile birleştiği yerde açılan yaralar kapanırlar.
7.Asma yoğun güneşlenmeyi ve oldukça sıcak ortamları seven bir bitki türüdür. Yaprakların en yüksek özümleme kapasitesine uygun 28-32 oC ortam sıcaklığı ve 40-60 bin lüx arasındaki ışık yoğunluğudur.
8.Asma, gelişmiş kök sistemi sayesinde kurak ortamlara oldukça tahammül edebilen bir bitki türüdür. Asmanın yeşil dokularında 1 kg kuru madde özümlenebilmesi için 500 litre civarında su tüketilmektedir. Çeşitlere ve terbiye şekillerine göre (omcanın hacmi ve yaprak alanı) su tüketimi büyük değişiklikler göstermektedir.
9.Asma yaprağının verimli özümleme ömrü 40 ile 60 gün arasındadır. Daha geç dönemlerde gerek gölgelenmek, gerekse dokusal değişikliklerden dolayı verimliliği düşmekte ve tüketici duruma gelebilmektedir.
10.Koltuk sürgünlerinin yaprakları da yüksek özümleme kabiliyetine sahiptirler.
11.Düşük ısılar ortamında asmanın don zararları, çeşitlere göre büyük farklılıklar arz etmektedirler. Kış mevsiminde ısının -12 ile -15 oC düzeyinde gözlerin ana tomurcuklarında hasarlar meydana gelmektedir.
12.Geniş ve yüksek gövdeli bağlarda omcalar arasındaki rekabet daha belirgindir. Gelişme bakımından tüm omcaların (özellikle genç yaşta) eşit kuvvette olmalarına dikkat edilmelidir.
13.Salkım ve tanelerin iriliği, onları taşıyan sürgünlerin gelişme kuvvetine ve özellikle sürgünlerin geliştiği iki yıllık odunlaşmış sürgün parçasının kuvvetine bağımlıdır.

ÖZEL BUDAMALAR

Şiddetli don olayları veya dolu zararına maruz kalan asmaların budanması özel muamele gerekmektedir.
Asmanın değişik organları düşük ısılara karşı birbirinden farklı hassasiyet göstermektedir. Omcanın toprak üstü kısımlarından en hassas yeşil kısımlarıdır, Vegetasyon dışı (yaprak dökümünden sonra) dönemde odunlaşmış dokuların mukavemeti artmakla birlikte çeşitler arasındaki farklar belirleyici olmaktadır. Kış koşullarında en hassas olan bir yıllık dalların kış gözleri olmakla birlikte gözü oluşturan tomurcukların en hassas olanı da ana (merkez) tomurcuktur. En düşük oluşum safhasında olan tomurcuk, en yüksek dirence sahiptir. Kış gözlerinden sonra dalın floem dousu, daha sonra ksilem dokusu daha dirençlidir.
Çok yıllık odun kısımları çok dirençli olmakla birlikte, bu dokuların arasında bulunan adventif tomurcuklar da önemi ölçüde dirençlidirler.
Dolayısıyla, kış koşullarında düşük ısılara karşı asmanın yapısında bir mukavemet sistemi mevcuttur ve olası zararların sözü edilen direnç kademelere göre yansımaktadır.
Hasarın şiddeti ölçüsünde budama tarzı asmanın yeniden vegetatif gelişmesinden ve verimliliğini telafi edecek yönde dengeyi kurmasını kolaylaştırmak anlamını taşımaktadır.
Önemli olan belli ölçüde hasar tahmin edildiğinde, genel kural olarak budama zamanı daha geç döneme ertelenmelidir. Budama sağlıklı kış gözlerinin gözle görülür derecede bir şişkinliğe ulaşmasına dek bekletilmelidir. Bekletilmenin hasar şiddetini saptamak amacı ile birlikte fizyolojik değeri de vardır. Zira çok şiddetli donlardan sonra erken budamada açılan yaralardan hızla su kaybı nedeniyle asma kurulanmaya, hatta omcanın tamamının kurumasına neden olmaktadır.
Kış gözlerin bir kısmı zarar görmesi durumlarda, budamada zararın yaklaşık 2/3 oranında ek sayıda göz bırakmak ile telafi edilebilir. Genelde bir yıllık odunlaşmış dalın en hassas gözleri ve diğer dokuları en fazla zarara maruz kalırlar. Diğer bir husus ise koltuk sürgünlerin kış gözleri ve odun dokuları daha dirençli olmasıdır.
Dolayısıyla göz kaybının telafi yolları daha uzun verim dalı bırakmak veya iyi gelişmiş koltuk sürgünü tercih etmektir.
Hasar şiddet 1 veya 2 yıllık sürgün dokularına kadar ise budama daha geç zamanı (sağlam gözlerin veya obur sürgünlerin patlamasına değin) ertelenip, asmanın gelişmesine göre sadece ölü dokuların kesilip atılması ve obur sürgünlerden şekil yenileme amacıyla muamele gerekmektedir. Bu durumlarda çok yıllık kol ve gövde kesilmesi kaçınılmalıdır. Onların kesilmesi bir sonraki yıl yapılmalıdır. Dolu zararlarından sonraki budama muameleleri sadece yeşil sürgünleri kapsamakla, zarın şiddetine ve zamanına göre karar verilir ve hareket edilmelidir.
Bu durumlarda herhangi bir budama muamelesinden evvel (ilk) imkanlar dahilinde zarar görmüş bağ tesisi %2 yoğunluğunda Bordo bulamacıyla ilaçlanmalıdır.
Dolu olayı asmanın tane tutumu safhasından önceki dönemde ve yeşil sürgünlere %70 ve daha fazla oranda zarar vermiş ise yeşil budama uygulanabilir. Bu budamada uçları kırılmış ve daha fazla kısmı yaralanmış olanlar iki göz üzerinde kesilerek, koltuk sürgün veya dip kısmında yeni oluşmuş kış gözlerinden elde edilecek sürgünler ile asmanın yenilenmesi sağlanabilir.
Dolu olayının daha geç dönemlerde vuku bulması veya zarar şiddetinin daha küçük olduğu durumlarda, sadece yeşil sürgünlerin yaralanma şiddetine göre sağlam yere kadar kesilmesi veya tamamı yaralı olanları dipten kesilip atılmasıyla yetinilmelidir.
Her iki durumda da, olaydan 8-10 gün sonra yeni sürgünlerin gelişme başlangıcında uygulanan budama sisteminin devamını sağlayacak, sürgün aralaması yapılmalıdır. Sürgün aralama muamelesinde vegetasyon sonuna kadar pişkinleşebilecek oranda sürgün sayısını özen gösterilmelidir. Muhtemelen gelişecek birçok sayıda obur sürgünün ve bir yerden gruplar halinde gelişmiş yeşil sürgünlerin koparılması önem taşımaktadır.

YEŞİL BUDAMA

Asmanın vegetasyon döneminde yeşil organların (kısmen veya tamamen) üzerinde yapılan işlemler dizisine yeşil (yaz) budama adı verilmektedir.
Bu işlemlerin bir kısmı (sürgün aralama, koltuk alma) asmanın bütününü dengeleme amacıyla, ikinci bir kısmı (yaprak aralama, tane seyreltme, salkım seyreltme, bilezim alma) üzüm miktarını ve kalitesini dengeleme veya sadece üzüm kalitesini arttırmaya; üçüncü bir kısmı ise (tepe alma, uç alma) olumsuz koşulların etkisini azaltmaya veya yumuşatmaya yönelik uygulanmaktadır.
dip sürgünü alma



1.Sürgün Aralama : Bu işlem özellikle şekil verme döneminde, verim aşamasında ise sofralık üzüm çeşitlerinde yapılması gereklidir. Yeşil sürgünlerin 7-9 yaprak safhasında (tüm somakların ve ilk sülüklerin görülmesi aşamasında) gecikmeksizin yapılmalıdır. Bu anlamda sürgün aralama kış budamasının devamı niteliğindedir.Dolayısıyla gereksiz olan tüm yeşil sürgünler dipten koparılıp atılırlar. Gereksiz sayılanların arasında obur sürgünler, bir kış gözden gelişmiş birden fazla olanlar önde gelenlerdir. Uzun ve karışık budama sisteminde yedek dal parçalarını üzerinde gelişmiş olanların haricinde verimsiz (kısır) sürgünlerin bir kısmı da alınmalıdır. Asma üzerinde bırakılan verimli ve verimsiz sürgün oranı, üzüm çeşidine göre değişmektedir. Ufak salkımlı (şıralık) çeşitlerde her bir 4-5 verimli sürgüne bir verimsiz sürgün olması yararlıdır. Büyük salkımlı ve iri taneli (sofralık) çeşitlerde ise bu oran 2-3 verimli sürgüne bir verimsiz sürgün bırakılması gerekir. Bu oranlar asmanın toplam yaprak alanı özümleme kapasitesi ve dolayısıyla verimlilik ve kalite gücünü muhafazası bakımından önem taşımaktadır. Ayrıca asma tacının düzenli güneşlenmesi hava dolaşımının kolaylaştırılması ve hastalıklarla mücadelede tüm yeşil alanın ilaçla kaplanabilmesi bakımından son derece önemi bir işlemdir.
Yeşil sürgünlerin dip kısımları sertleşmeden evvel ve odun dokusu ile bağlantı zayıf olduğu dönemde yapılması, yaralanmaları önlemektedir.

2.Tepe Alma : Yeşil sürgünlerin sadece büyüme noktası ile 1-2 genç yaprak koparılması anlamını taşımaktadır. Bu muamele çiçeklenmede 4-5 gün evvel silkme eğilimi olan üzüm çeşitlerinde ve özellikle bu dönemde yağışlı ve az güneşli yıllarda yapılması gerekir. Bu şartlar ve çeşitler dışında uygulanması asmanın ters tepkisine yol açabilir. Dolayısıyla sadece özel durumlarda yapılan bir yeşil budama işlemidir.


3.Uç Alma :
uç alma
Yeşil sürgünlerin büyüme noktasından itibaren 6-8, bazen 10-12 yaprak uzunluğundaki kısımların koparılması anlamına gelmektedir. Bu işlem özellikle Goble şekli verilmiş ve desteksiz bağlarda yaygın olarak uygulanmaktadır. Kurak bölgelerde ve dönemlerde asmanın su tüketimini ve dolayısıyla kuraklığa direncini arttırma yöntemi niteliğine uygulanmaktadır. Uç almanın şiddeti ve zamanı büyük önem taşımaktadır.
Sürgünlerin hızlı büyüme döneminde (tane tutumundan 15-20 gün sonrasına değin) uç alma yapıldığında, koltuk sürgünlerin hızla gelişmesine yol açmaktadır. Sonuç itibariyle uç alma ile asmadan bertaraf edilmiş yaprakların yerine yeni yaprak alanı oluşturulur. Sürgünün büyüme dengesi bozulmuş ve işlemden önce oluşmuş üretken yaprakların yerine genç tüketici yaprak alanı meydana gelmektedir. Dolayısıyla, erken uç almanın olumsuz etkisi olduğu anlaşılmaktadır.
Bu bakımdan uygun zaman, sürgünlerin doğal büyüme hızı yavaşlamaya seçtiği dönemdir (koruk üzerindeki taneler irileştiği).
Uç almanın şiddeti ise asmaya verilmiş şekle, asmanın üzerindeki üzüm miktarına ve sürgün kuvvetine göre olmalıdır.
Kısa budama şekillerde hem teknik, hem de biyolojik bakımdan daha derin uç alma yapılır. Ancak salkımın üzeride en az 3 yaprak bırakılmalıdır.
Yüksek verimli ve uzun budanan şekillerde uç alma, sıra aralarına doğru uçları yerlerde sürünen sürgünlere uygulanmalıdır. Böyle bağlarda uç alma sadece teknik işlemlere (ilaçlama, toprak işleme vb.) kolaylaştırılacak nitelikte olmalıdır.

4.Yaprak Aralama : Yeşil sürgünün üzerindeki yaprakların özümleme verimliliği zaman içerisinde dipten, orta ve uç kısımlara kayarak değişmektedir. Dolayısıyla yaprak alma işlemi bu olguya dayandırılarak yapılmasında yarar vardır.
Tane tutumundan evvel hiçbir şekilde yaprak alınmaması gerekir. Ancak çok sıkı ve şiddetle gölgelenen taçlarda, salkım bölgesinde ben düşme safhasına yakın bir dönemde yapraklarının bir kısmının alınması bir çok yönüyle yarar sağlamaktadır. Bu işlemde dikkat edilmesi gereken husus, salkımları tamamen güneşe açmamak (hafif gölge sağlayacak şekilde) ve öncelikle doğu ve kuzey yönünde bulunan yaprakları aralamaktır. Yaprak aralama işlemi özellikle sofralık üzüm üretiminde,yağışlı ve nemli bölgelerde kurşuni küf hastalığına karşı mücadelede etkin bir yöntem olarak başarı sağlamaktadır.

5.Koltuk Alma :

koltuk alma
Bağcılıkta koltuk alma sadece şekil verme ile ilgili işlemlerde yeri vardır. Koltuk sürgünler asmanın doğal olarak gelişmiş organıdır, ve onların büyüme gücü omcanın ve yeşil sürgünün dengesi bağlamındadır. Ayrıca koltuk sürgünlerin yaprakları üstün verimliliğe sahiptirler. Verim çağındaki omcaların koltuk sürgünlerinin sadece ucundaki genç yapraklarını almakta teknik bakımdan bir yararı olabilir. Bu işlemin zamanı ise sürgün büyümesinin yavaşlama dönemidir.

6. Salkım Seyreltme : Sofralık üzüm üretiminde, Pazar değeri yüksek ürün eldesinde yapılması uygun olan bir işlemdir. Tane tutumu safhasından sonra salkım yapısı belirgin duruma geldiğinde, silkme veya ufak tane oluşumu (boncuk tane) gözlenen salkımların tamamı makas ile kesilir. Omcanın üzerinde gevşek yapıda, tane iriliği bakımından düzenli görünen salkımlar bırakılır. Bu işlem aynı zamanda aşırı verimlilik gösteren omca ve sürgünlerde yaprak alanı ile ürün arasındaki oranı düzenlemek anlamını taşımaktadır. Düzensiz salkımları tamamen almakla birlikte bazı salkımlar üzerinde kısmi işlemler yapılabilir. Bazı çok uzun ve aşırı gevşek yapısı olan salkımların ucunu almak aynı dönemde uygulanabilir.

7.Bilezik Alma :

bilezik alma
Bu işlem sofralık üzüm üretiminde bazı çeşitler üzerinde taneleri irileştirme ve erken oluma ulaştırma amacıyla uygulanmaktadır.
Bilezik alma özel yapıda çift keskisi olan makaslarla, verim dalının üzerinden 3-4 mm eninde çepeçevre bir bant şeklinde yapılır.
Belirlenen amaca ulaşılması için bilezik almanın yeri önem taşımaktadır. Bu işlemin istenilen etkiyi gösterebilmesi verim dalının üzerindeki salkım sayısından yaklaşık 1/3 kısmını kapsayacak şekilde yapılması uygundur.
obur alma
Sözü edilen yeşil budama işlemleri asmanın durumuna ve ihtiyaçlara göre yapılması gerekir. Uygun zamanda ve doğru yapılmayan işlemler amaçlanan sonuçlara ulaşmanın ötesinde ters tepkilere ve kötü sonuçlara neden olabilir.


3

6-goble sistemi


















































No comments:

Post a Comment